06 Eylül 2010
Referandumda verdiğiniz oylar geçersiz sayılabilir! Nasıl mı? İşte dikkat edilmesi gereken püf nokta…
Mührün basılacağı oy pusulaları tek parça ve bu pusulanın yarısı kahverengi yarısı ise beyaz.
Bu nedenle tercih mührünüzü evet ya da hayır bölümüne bastığınızda, eğer oy pusulasını içe doğru katlarsanız diğer tarafa mürekkep bulaşıyor.
Ne yapmanız gerekiyor?
Bu nedenle oy kullananların oy pusulasını dış tarafa doğru katlayıp oylarını kullanmaları gerekiyor.
Bu yanlışlık nedeniyle oy sayımında sizin bastığınız evet oyu diğer tarafa bulaşan mürekkep nedeniyle geçersiz sayılacak ve iptal edilecek.
Seyir Defteri Popularite: 1%
Kategori: Seyir Defteri | Yorum Yok »
24 Ağustos 2010
MHP Trabzon eski milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu, 12 Eylül Referandumu’nda ‘Hayır’ için çalışan partisini stratejik ve ideolojik hata yapmakla eleştirdi. Bıçakçıoğlu, siyasi partilerin stratejik hatalar yapabileceğini ancak ideolojik hataların ‘Sapma’ anlamına geldiğini söyledi. 12 Eylül’de MHP için ‘Hayır’ oyu vermenin hiçbir gerekçesi olmadığını ve ‘Hayır’ın CHP’nin yelkenini doldurduğunu kaydeden Bıçakçıoğlu, MHP’yi referandumda ideolojik bir hata yapmaması yönünde uyardı. Bıçakçıoğlu şu ifadelere yer verdi: “MHP daha önceki yıllarda da stratejik hatalar yapmıştı. 10 yıl önce ‘Refah ile DYP dinlensin’ demek de 3 Kasım’da seçime gitmek de stratejik hataydı. Ancak idamın kaldırılmasına yol açan hatalar zinciri 12 Ocak kararları ile 2001 Ekim’indeki Anayasa değişikliğinin 38. maddesindeki değişiklik 2 Ağustos 2002’de idam cezasının kaldırılmasına yol açtı. Bu ideolojik hataydı. Stratejik hatanın telafisi olur ama ideolojik yanlışın telafisi zordur. Onun için MHP barajın altında kalmıştır. Şimdi yeni bir ideolojik yanlışla karşı karşıyayız. 12 Eylül referandumunda ‘Hayır’ demek, CHP’yi iktidara taşımak demektir. İşte ideolojik hata budur. Halbuki AK Parti’nin alternatifi MHP’dir. Türkiye’de her zaman sağ seçmen %70 civarındadır. İktidarlar da bu kitleden çıkar. AK Parti’nin yanlışları ve eksiklerini biz halkı inandırarak ortaya koymalıyız. CHP’nin yelkenini şişirerek değil.” CHP’nin kendi kaleleri olan AYM ve HSYK’yı kurtarma adına müthiş bir mücadele verdiğini kaydeden Bıçakçıoğlu, “Peki MHP olarak biz, neyin mücadelesini veriyoruz. Ben Çaykara’da alnı secde gören hakimin HSYK’da görev yapmasını istiyorum. Partim neden buna karşı çıkıyor. CHP bile 26 maddenin 24’üne ‘Evet’ dedi. 2 kalem düşmesin diye uğraştı. Sen ne adına uğraşıyorsun?” şeklinde tepkisini sürdürdü.
Kaynak : Günebakış Gazetesi
Seyir Defteri Popularite: 3%
Kategori: Seyir Defteri | Yorum Yok »
04 Ağustos 2010

Seyir Defteri Popularite: 9%
Kategori: Seyir Defteri | Yorum Yok »
30 Haziran 2010
Massachusetts Institute of Technology (MIT) araştırmacılarına göre, kişinin elinde ağırlığı olan bir şeyler taşıması ya da bu nesnelere dokunması, çevresindeki kişilerin kendisine karşı verdiği tepkileri ya da alınan kararları etkileyebiliyor. Ağırlığı olan sert nesneleri taşımak kişinin daha önemli görünmesini sağlarken, tartışma esnasında da kişiyi daha etkili kılabiliyor.
Araştırma dokunulan şeyin kişinin nasıl düşüneceğini etkilediğini öne sürerken, MIT Pazarlama Bölümü araştırmacısı Joshua Ackerman “Değerlendirmelerin ve kararların önemli olduğu durumlarda, fiziksel çevremize ve özellikle bu çevreyle bütünleşme sürecini dokunma duyumuzla halledebiliriz. Değerlendirme sürecinde elimizde taşıdığımız şeyin niteliği karşımızdakini etklileyebiliyor” diyor.
Ackerman ve ekibi, altı deneyden oluşan bir seri ile temel dokunma hissinin daha yüksek bilişsel bir süreci tetiklediğini ortaya çıkardı. Yapılan çalışmalarda işe girecek adayların elindeki özgeçmişleri kalın mandallı dosyalarda tutması ya da normal hafif bir dosyada taşıyanlar değerlendirildi. Daha ağır olan mandallı dosyalarda özgeçmişlerini taşıyanlar genelde daha iyi bir etki bırakarak işe alım sürecinde iyi notlar aldılar.
Aynı şekilde daha sert ve görünümüyle dikkat çeken bir sandalyeye oturan adayın, daha yumuşak sandalyeye oturan adaya göre, daha istikrarlı ve işini doğru yapabilecek bir aday olduğuna karar verildi.
Ackerrman, araştırmayla ilgili sonuçları şaşırtıcı bulduğunu söylerken, “Sert bir sandalyeye oturmanın ya da sert bir şeye dokunmanın önemli kararlar üzerinde böylesine bir etki bırakmasının çok ilginç olduğunu düşünüyorum” dedi.
Seyir Defteri Popularite: 17%
Kategori: Seyir Defteri | 1 Yorum »
11 Şubat 2010
Google, Google Buzz adında yeni bir sosyal ürün duyurdu. Google’ın yaptığı açıklamada, Buzz’ın amacının, kullanıcılara, sosyal etkileşimlerini çevrimiçi ortamda düzenleme fırsatı sunmanın yanı sıra doğrudan Gmail gelen kutusu ve seçilmiş mobil cihazlar üzerinden diyalog kurabilmenin yolunu açmak olduğu belirtildi.
Açıklamada, ”Bugünün statü mesajları, tweet’ler ve güncelleme akışları dolu dünyasında, bütün bu bilgiler arasında isteneni bulmak gün geçtikçe zorlaşıyor. Google Buzz, güncellemelerinizi, fotoğraflarınızı, videolarınızı ve çok daha fazlasını paylaşmanın dışında, diyaloglar başlatmanın ve onları sürdürmenin yeni, daha kolay bir yoludur. Buzz, kullanıcıların e-posta ve sohbet geçmişine dayanarak, onların mevcut sosyal kontaklarını Gmail üzerinden destekliyor”.
Buzz ayrıca, güncellemeleri herkese açık veya özel olarak paylaşmayı da daha basit hale getiriyor. Böylece kullanıcılar farklı gruplar veya arkadaşlarıyla paylaşıma geçmek için birden çok araç kullanmak zorunda kalmıyorlar. Google Buzz açık bir sistem olarak tasarlandı ve şimdiden Picasa, Google Reader, YouTube, Flickr, Blogger ve Twitter ile bütünleşmeyi destekliyor.”
Buzz’ı ürünleriyle bütünleştirmek isteyen geliştiriciler bunu zaman içerisinde uygulama programlama arayüzü ile gerçekleştirecekler.
buzz facebook google Seyir Defteri social network sosyal ağ twitter Popularite: 50%
Kategori: Seyir Defteri | Yorum Yok »
26 Ocak 2010
Makedonyalı Marko Calasan aslında adını daha önce duymuş olabilirsiniz çünkü kendisi 6 yaşındayken Microcoft’un Sistem Yöneticiliği (Microsoft Certified Systems Administrator) sertifikasını alarak büyük bir başarıya imza atmıştı. Geçen ay bu başarısını bir basamak daha yukarı taşıdı ve Microsoft Certified Systems Engineer sertifikası alarak dünyanın en genç Sistem Mühendisi oldu..

Microsoft’un Slovenya ofisi genel müdürü Matej Potokar, Marko’nun Slovenya’nın başkenti Ljubljana’ya geleceğini öğrendiğinde kendisiyle tanışmak ve ekibine tanıtmak için hemen bir organizasyon düzenlemiş. Marko’da bu isteği kırmayarak Microsoft ofisine gitmiş ve Active Directory ile ilgili Microsfot çalışanlarına bir sunum yapmış.
Marko’nun bilgisine ve sunum yeteneğine hayran kalan Potokar yaptığı açıklamada “Bu kadar eğitimin arasında bilgisayarlardan sonra ikinci aşkı olan futbola da vakit ayırabilmesini umuyorum” şeklinde konuştu.
Marko ilk işine özürlülerin çalıştığı ve kar amacı gütmeyen bir şitrketin sistem yöneticisi olarak başlamış. Herhangi bir ücret istemeyen Marko’yu çalışanlar da çok sevmiş. Bilgisayar ağını uzaktan kontrol ile evinden yöneten Marko günde ortalama 4 saatini bilgisayar karşısında geçirdiğini ama bazen bunun 10 saate kadar çıkabildiğini söylüyor.
Babası da bir IT uzmanı olan Marko, okulunda bulunan 15 bilgisayarlık laboratuvarda öğrencilere temel bilgisayar dersleri de veriyor. Okul yönetimi laboratuvarın anahtarlarından bir kopya da Marko’ya vermiş. Böylece istediği zaman pratik yapabilme imkanına kavuşan Marko bir röportajda arkadaşları uyurken bazen laboratuvara gidip çalıştığını söylüyor.
Marko şu anda yavaş bilgisayar ağları üzerinden HD kalitesinde video gönderebilme üzerinde çalışıyor. Makedonyalı bir telekomünikasyon şirketi Marko’ya kendi omurga hattına doğrudan erişim yetkisi vermiş. Sıradan DSL hatları üzerinden kısa süreli bir gecikme ile bu işin yapılabileceğini söyleyen Marko, bu yıl Almanya’da düzenlecek CeBIT fuarında yeni buluşunun tanıtımını yapmayı planlıyor.
“Bilgisayar oyunları oynamıyorum çünkü bilgisayarda oyun oynamanın gerçekçi bir tarafı yok” diyen Marko’nun tavsiyesi ise şöyle; “Oyun oynamak istiyorsanız, dışarı çıkın ve arkadaşlarınızla oynayın”.
Microsoft’a ve en son çıkan teknolojilere yakın olmak istediği için Amerika’ya taşınmanıın en büyük hayali olduğunu söyleyen Marko’nun bu hayaline kısa sürede kavuşacağı şimdiden belli.
CNNTURK
Seyir Defteri Popularite: 49%
Kategori: Seyir Defteri | Yorum Yok »
18 Ocak 2010
Bilgisayar korsanları manipüle ettikleri bir web sayfası aracılığıyla Internet Explorer kullanan bilgisayarları tahrip edici bir yazılım gönderebiliyor.
Deutsche Welle’nin haberine göre, Almanya Federal Enformasyon Teknolojileri Güvenliği Dairesi, Internet Explorer’ı tercih edenlerin bilgisayarlarının siber korsan saldırıları sonucu zarar görmesine de hazırlıklı olması konusunda uyardı. Zira bilgisayar korsanları manipüle ettikleri bir web sayfası aracılığıyla Internet Explorer kullanan bilgisayarları tahrip edici bir yazılım gönderebiliyor.
Bu yüzden kullanıcılara Internet Explorer’deki güvenlik açığı giderilene kadar, Firefox ya da Safari gibi alternatif tarayıcılar kullanılması önerildi.
Microsoft – Google işbirliği
Güvenlik açığı Explorer’in Windows’un XP, Vista ve Windows 7 sürümlerini kapsıyor. Microsoft’tan yapılan açıklamada, şimdiye kadar Internet Explorer kullanan bazı kurumların siber saldırılara maruz kaldığı belirtildi. Microsoft, sorunun giderilmesi için çalışmaları sürdüğünü duyurdu.
Microsoft, Internet Explorer’daki güvenlik açığının giderilmesi için arama motoru Google ile işbirliği yapıyor. Deutsche Welle’nin haberine göre, Google geçtiğimiz günlerde Çin’de internet korsanlarının siber saldırılarına maruz kalmıştı. İnternet arama motoru Google insan hakları aktivistlerinin Gmail hesaplarına siber saldırı düzenlemekle suçladığı Çin yönetimini uyarmış ve bu ülkedeki faaliyetlerini sonlandırmakla tehdit etmişti.
ABD şirketleri saldırı altında
Gmail hesaplarına yönelik saldırıların ardından ABD’li bazı büyük şirketlere daha siber saldırılar düzenlendiği haber veriliyor. Adobe Systems ve Juniper Networks’un yanı sıra Yahoo da sistemlerinin korsanların yoğun saldırısına maruz kaldığını bildirdi. Güvenlik uzmanları şimdiye kadar 30′dan fazla kurumun bilgisayar korsanlarının saldırısından mustarip olduğunu belirtiyor.
Kaynak : Haber7.com
Seyir Defteri Popularite: 50%
Kategori: Seyir Defteri | Yorum Yok »
11 Eylül 2009
Toshiba JournE dokunmatik 7 inçlik çokluortam tableti piyasaya duyurdu. Dokunmatik ekranla donatılmış ve geniş bir ‘codec’ desteğinin yanı sıra 802.11b/g Wi-Fi bağlantısı ve Youtube, Flickr gibi çevrimiçi çokluortam servislere erişim olanağı sunuyor. Windows CE 6.0 Pro sürümüyle gelen ürün 14 mm kalınlığında ve çok hafif. 1 GB’lik belleği SD yuvası aracılığıyla genişletilebiliyor ve cihaz USB üzerinden harici bir belleğe erişebiliyor.
Toshiba JournE, bu yılın dördüncü çeyreğinde 250 avrodan satışa sunulacak.
Seyir Defteri Popularite: 33%
Kategori: Seyir Defteri | Yorum Yok »
02 Eylül 2009
Konya’da insansı robot üretimi için Ar-Ge çalışması başladı. Akınsoft Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Akın, “2015 yılında insansı robotların seri üretimine başlayacağız.
Seri üretim başladıktan bir süre sonra bu robotların tanesi 2-3 bin liraya alınabilecek” diye konuştu.
Yazılım sektöründe faaliyet gösteren Akınsoft firması Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Akın, 2 ay önce insansı robot üretimi için Ar-Ge çalışmasına başladıklarını söyledi. Özgür Akın, Konya’da bulunan Akınsoft Plaza’da, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında, 14 yıl önce genç bir ekiple yola çıktıklarında büyük hedefler belirlediklerini, bu hedeflere bir bir ulaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.
Bugüne kadar 140′ı aşkın yazılım programıyla sektörde önemli bir noktaya geldiklerini anlatan Akın, ”bugün plazamızda 50′yi aşkın kalifiye personel ile üretim yapıp 11 ülkeye ürün satıyoruz” dedi. Yazının tamamını oku »
akınsoft insansı robot özgür akın robot Seyir Defteri Popularite: 39%
Kategori: Seyir Defteri | Yorum Yok »